Uzun yoldan sonra denizi görmek gibisin.
Olsun, hatırlanmıyorum diye unutacak değilim.
Emrah Serbes (via masalperisimiyimne)
“Bazen konuşurken birbirimize dokunuyormuşuz gibi hissediyorum.”, demişti bir ara. “Sanki konuşmuyoruz da sarılıyoruz.”
İnsan demek, kırıklık demektir.Her türlü kırıklık.Düş kırıklığı.Kalp kırıklığı.
Yaşamanız gerektiğine inandığınız şeyleri yaşamadığınızın, olmanız gereken yerde olamadığınızın,
sahip olmak isteyip de olamadıklarınızın kırıklığı ve bu kırıklığın doğurduğu hüzün.
Mustafa Ulusoy (via masalperisimiyimne)
Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine, ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ diye sorar. Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum. Kimseye soramıyordum da ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ diye.
Seni sevip çekildim, dedim dünya bu kadar.
Süleyman Çobanoğlu (via masalperisimiyimne)
Onu ilk gördüğümde yaşantımda çok önemli bir yer tutacağını sezmiştim. Bu tıpkı, bir filmin daha ilk karesinden bütününü kavramak, sonunu tahmin etmek gibi bir duyguydu.
Buket Uzuner (via masalperisimiyimne)
“Renkten çok kokuymuş gibi gelir bana mavi.”
Sizde fazla mavi var mı,
fazla bir gökyüzü,
fazla bir cumartesi,
fazla bir gülüş?
Sizde fazla bir hayat var mı?
Hani bazen üşümek yanmaya eştir.
Sevmek en güzel şarkıdır.
Seni özlemek en kötü zamandır.
Ahmet Telli (via masalperisimiyimne)